1. Kısım

"Neden gülüyoruz?" un teorisi yok. Olmayacak da. Bu gülünç değil. "Neden gülmüyoruz?" teorisi var mı? Bu gülünç. İnsanı anlamak istiyoruz. Herşeyini anlamadan, gülmesini anlamak istiyoruz. İnsanı çepeçevre, belli bir açıdan görebilen teori gülmeyi anlayabilir. Böyle teori denemeleri çok az. İnsan gülmesine gülmeyi bilmediği için, henüz doyurucu bir gülme teorisi geliştirememiş.

Bu yazının sınırları içinde, yazıp bitirdikten sonra epey güldüğüm bir teori denemesi yapacağım. Ayrıntıdan, temellendirmeden biraz yoksun teori olacak. Gülme teorisi gülünç olabilir. Olabilir mi? Gülmek çok ciddî bir insan etkinliğidir. Anlaşılması, ona karşı takınılacak tavrın uygunluğuna bağlıdır.

İnsan neyiyle güler? "Neden gülüyoruz"un yanıtına ilk adım bu soruyla atılabilir. İnsan bedeniyle güler. Bedeni güler insanın. Ağzı açılır, yüzünde gülmeye uygun çizgiler oluşur. Kasları harekete geçer. Gülmenin elektriği titretir bedeni. Her türlü gülmeye beden katılır. Bedenin katılmadığı gülme olamaz.

Beden kendi kendine gülebilir. Kimi ruhsal bozukluklarda, gülme krizine yakalanabilir beden. Duyguları, aklı, çevreyle olan ilişkisini unutarak gülebilir beden kendi kendine. Bedenimizle gülme, bu yalıtılmış hâliyle, gıdıklamada da kendini gerçekleştirebilir. Beden kendi kendine güler gıdıklamada. Bir anlamda "histerik krizler"de de kendi kendine güler. "Ben gülmüyorum, bedenim gülüyor" demeyiz pek günlük yaşamımızda, ama beden güler. "Ben gülmüyorum, göbeğim gülüyor!" "Ben gülmüyorum, …. gülüyor!" Beden bu, kendine göre bir düzeni, bir mantığı vardır; güler güler kim ne karışır. Yine de aklımızla, toplumsal çevreyle çatışabilir, beden gülmesi! Bundan sonra, gülerken dikkat etmeli: Neyimiz gülüyor? Bedenimiz mi? Bedenimizin hangi parçası? Bedenimiz elbette her türlü gülmeye katılır, yalnız mı gülüyor, kendi kendine mi gülüyor, bunu sormalıyız. (Bedenimizin katılmadığı gülme var mıdır? "İçimden güldüm" diyebilir miyiz? Kimi zaman bedenimizin gülmesini gizlediğimiz durumlar olabilir. "İçimden güldüm", bedenin katkısının gizlendiği gülmedir.

Duygularımızla da güleriz. Küçümseyici gülmelerin, kızgınlık, öfke sonucu "gergin" gülmelerin bir ucu duygularımıza uzanır. Bedenimiz gibi duygularımız da, bütünselliği olan, dört dörtlük gülmelerde hep bulunur. Duyguların yer almadığı "soğuk" gülmeler de söz konusu olabilir. Bedenin kendi kendine güldüğü durumlarda, duygunun olmadığını söyleyebiliriz. Belki akılla güldüğümüz kimi durumlarda da duyguların gülmede etkin olmayışını gözlemleyebiliriz.

Gülmenin hası, aklın katkısının olduğu, aklın yargıladığı gülmelerdir. "Dünyaya baktım da güldüm aklımla." Gülmek, akılla ilgili noetik bir davranış olarak, aklın bir olanağıdır. Akıl, gülmeyle görür, düşünür. "Düşündüm, düşündükçe anlamaya başladım, anladıkça gülmekten kendimi alamadım." Gülmek, akla, aklın serüvenine duygu ve bedenin katılmasıyla gerçekleşiyor. Bu anlamda, bir bütünleyici rolü var gülmenin; gülmenin gücüyle donanmış bir düşünme süreci, elbette mizah duygusuna sahip insanların bir başarısıdır. Anlamlı gülmeler, keskin düşünme başarılarının, duyarlılıklarının ardından gelir. Burada başarı, başarısızlığı farketme anlamına da gelebilir.

Bedenimizle, duygularımızla, aklımızla güleriz. Unutmayalım bir de çevremizle güleriz. (Çevremize güldüğümüz de doğrudur!) Çevremiz doğal, tarihsel, toplumsal, siyasal, ekonomik... boyutlardan oluşur. Bundan dolayı, gülünç olan, çağdan çağa, toplumdan topluma değişir. Gülme, bir yanıyla içinde bulunulan ortam tarafından öğretilir. Büyüklerime baka baka öğrenirim, nelere, nasıl gülüneceğini. Örneğin küçümseyici gülme, toplumsal etkileşimler sonucunda, bireyin duygusal-bedensel bir tepkisi olarak öğrenilir, aklın yargısı da vardır bu gülmede, karşımdakinin beş para etmeyen biri olduğunu düşünürüm belki de.

Peki neye güleriz? Gülünç olana. Nedir gülünç olan? Gülünç olana güldüğümüz doğru mudur? Her gülme, gülünç olana gülme midir? Örneğin, bedenin gülmesi, rahatlamak için gülme, gülünç olana gülmek midir? Elbette değil. Gülünç olan "kavramsal" olarak belirlenebilecekse, daha çok "aklın", aklın da katılmasıyla çevremizin, duygu ve bedenimizin gülmesiyle ilgilidir. Bedenin gülünç bulduğunu aklımızın anlaması zor olabilir. (Gıdıklanınca neden gülüyoruz? Neden kimi zamanlar "gülme nöbeti" tutuyor bizi? Keyiflendiğimiz zaman neden olur olmaz yere gülüyoruz?) Kimi zaman bir çevrenin gülünç bulduğunu, "aklımız" gülünç bulmayabilir. "Neden gülüyor bunlar yahu" diyebiliriz.      Kısım II  için TIKLAYIN

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner28

banner29