Bibliyoterapi, bireylere sorunlarını çözmede ya da kendilerini daha iyi tanıyıp anlamalarında edebiyat eserlerinden yararlanma olarak tanımlanabilir. Kitapların psikolojik danışma sürecinde kullanılması oldukça eski bir geçmişe dayanır. Öyküyle okuyucunun kişiliği arasında dinamik bir ilişki kurulması ile başlayan bu süreç 3 evrede gerçekleşir. (1) Özdeşim ve yansıtma, (2)Arınma( katarsis), (3) içgörü ve bütünleşme. Bu evreler öncesinde uygulayıcılar için hazırlık ve kitap seçimi aşamaları yer alır. Kolay bir yöntem gibi algılanmasına karşın, bu yöntemi uygulayacak psikolojik danışman ve öğretmenlerin bazı yeterliklere sahip olması, hangi amaçlarla nasıl uygulanacağını iyi bilmesi, sınırlılıkları dikkate alması gereklidir.

Bu makalede, bibliyoterapi yönteminin kullanılması konusunda bilgi verilmiş, uygulayıcılara yönelik öneriler ve yönlendirici açıklamalar sunulmuştur.

Giriş

Şimdi, çocukluğunuza bir yolculuk yapacağız sizlerle. Çocukluğunuzdaki masalları anımsayacağız. Kendimizi rahat bırakalım. Gözlerimiz kapalı.

... Çocukluğunuzu düşünüyorsunuz. Sıcak, güvenli bir ortamda küçük bir çocuksunuz. Hani size anlatılan masallar vardı. Masala ben başlayacağım siz devam edeceksiniz...

Bir varmış

Bir yokmuş

Evvel zaman içinde

Kalbur saman içinde

Develer tellal iken

Pireler berber iken

Ben annemin beşiğini

Tıngır mıngır sallar iken

.....

İlk çağrışımları yakalayın ve bellek arşivinizden çıkıp gelen o masalı sürdürün lütfen...

Masal kahramanlarını gözünüzün önüne getirin; onu iyice canlandırın hayalinizde, o nasıl bir kahraman... Özellikleri neler... Masaldaki olayları anımsayın. Siz masalda hangi kahramanla özdeşleşiyorsunuz?

Size hangi yönlerden benziyor acaba... Nasıl bir çocuk o masalı dinleyen... O masal sizin için ne ifade ediyor?.. Tüm bunları hissetmeye çalışın. O duyguyu yakalayın: O çocuk ne istiyor sizce ve masal ona istediğini veriyor mu?..

Hazır olduğunuzda gözlerinizi açabilirsiniz...” ....

 

Bibliyoterapi (Okumayla Sağaltım)

Bibliyoterapi; bireylere problemleri çözmede ya da kendilerini daha iyi tanıyıp anlamalarında edebiyat eserlerinden yararlanmalarını sağlayan bir sürecin ya da etkinliğin düzenlenmesi olarak tanımlanabilir(Bodert; 1980). Kitap ile okuyucu arasındaki bu dinamik sürecin iyileştirici, geliştirici etkisinin keşfedilmesi, kitapların psikolojik danışma ve rehberlik alanında kullanımına dikkat çekmiştir.

Samuel Crothers’in, kitapların terapi amaçlı kullanımını bibliyoterapi olarak tanımladığı 1916 yılından bu yana, psikolojik danışmanlar, kitapları terapi aracı olarak kullanmaktadırlar(Akt. Jackson & Nelson 2002). Aslında bibliyoterapi çalışmalarına temel oluşturan,  kitapların insanı iyileştirici özelliklerini vurgulayan ilk yaklaşım,  Eski Yunan’da bir kütüphanenin girişinde, kapının üzerinde yazılı olan bir tümce ile özetlenmiştir: “İnsanın Ruhunun İyileştirildiği Yer”.

Tarihsel gelişim çizgisine bakıldığında, bibliyoterapi çalışmalarının sistematik olarak 1930’ larda kütüphaneciler tarafından yapıldığı görülür. Bu çalışmalar; kütüphanecilerin, insanların üzerinde iyileştirici etkileri olan kitapları belirleme ve listeleme çabaları; okuyuculara yararlanabilecekleri, potansiyel olarak iyileştirici (terapotik) bir güce sahip kabul edilen kitap listesini ortaya çıkarmaktaydı. Böylece kitaplar, sessiz ve adsız, alçakgönüllü birer psikolojik danışman gibi okuyucularına psikolojik yardım hizmeti sunma işlevini yerine getirmeye başladı. Günümüzde bibliyoterapi, kitaplar aracılığı ile bireyin sorunlarını çözebilmesine yönelik bir yardım tekniği olarak kabul edilmiştir. Aslında karmaşık ve iddialı gibi görünmesine karşın “bibliyoterapi” oldukça yalın bir süreci ifade eder: Edebiyatla (edebi eser)  okuyucunun kişiliği arasındaki dinamik bir ilişkinin kurulması. Bu ilişki bir psikolojik danışmanın denetiminde kurulabildiğinde, okuyucu, duygusal sorunlarıyla yüz yüze gelebilir ve olumlu değişimler yaşayabilir. Ancak, şunu da belirtmekte yarar var “sözcüğün içerisinde” “terapi” kavramının yer alması bu yaklaşımın yalnızca klinik bir uygulama olduğu izlenimini vermemelidir. Çünkü bibliyoterapi klinik bir yaklaşım olarak kullanılmakla birlikte, gelişimsel bir yaklaşım olarak da bireyin gelişim gereksinimlerini karşılamaya yönelik kullanılır.

Bibliyoterapi Süreci

Bibliyoterapi yeni bir yaklaşım değildir kuşkusuz. Kitaplar, çocuklar ve gençler için yalnızca dil gelişimi ve düşünsel güçlerini geliştirmeyi amaçlamakla kalmayıp, onların kişiliklerini biçimlendirebilmelerini, daha olumlu değerler kazanabilmelerini ve içinde yaşadıkları çevreye uyumlarını kolaylaştırmayı da sağlamaya çalışır. Ayrıca, öyküler yoluyla, toplumun ahlak kuralları, değerleri ve yaşam tarzları, genç kuşaklara aktarılabilir. Eğitimciler ve psikolojik danışmanlar, kitapların davranışsal ve duygusal sorunların üstesinden gelebilmede etkili bir araç olarak kullanılabileceği konusunda hemfikirdirler. Ancak, bibliyoterapinin etkili bir teknik olarak kullanılabilmesi için uygulayıcının bu konuda bilgi ve beceri sahibi olması gereklidir. Çünkü “bireyi, doğru kitapla doğru zamanda buluşturmak” gerekli ama yeterli değildir. Bibliyoterapinin, uygun bir teknik olarak seçilip, doğru bir uygulama ile gerçekleştirilebilmesi, bu konuda bazı yeterlilikler gerektirir.

Bu yeterliklerin neler olduğu, bibliyoterapi süreci incelenerek açıklanabilir.

  1. A. Hazırlık

Bir psikolojik danışman ya da bu tekniği kullanacak olan uygulayıcının öncelikle, kişilik kuramlarını, insan gelişimini ve gelişim sürecine özgü özellikleri ve sorunlara yaklaşım yöntemlerini iyi bilmesi gereklidir. Birlikte çalıştığı bireyin gelişim görevlerini ve gereksinimlerini doğru değerlendirebilmesi, bu tekniği doğru uygulayabilmesinin ön koşullarından biridir.

Bireysel ya da grupla danışmada ya da grup rehberliği çalışmalarında kullanılacaksa, bireyin ya da grubun yapısı, özellikleri, ortak gereksinimleri dikkate alınmalı ve bibliyoterapi yönteminin ne derece uygun olduğu iyi değerlendirilmelidir. Kuşkusuz bu aşamada bibliyoterapinin hangi amaç/amaçlarla kullanılacağı belirlenmiş olmalıdır.

Psikolojik danışmanlar, bibliyoterapiyi aşağıdaki amaçlara yönelik olarak kullanabilirler (Pardeck & Pardeck, 1984; Öner, 1987; Jackson & Nelson, 2002; Forgan, 2002):

 

 

  • Kendini tanıma, kendini keşfetme ve kendini kabul
  • Daha olumlu bir benlik algısı geliştirme
  • Kendi sorunlarına benzer sorunları başkalarının da yaşadığını görerek yalnız olmadığını duyumsama
  • Kendine ve başkalarına ilişkin farkındalık sağlama
  • Sorunlarına dair içgörü kazanma
  • Bir sorunun farklı çözüm yolları olduğunu görme
  • Sorunları tartışma ve çözüm bulma
  • Çevresini, toplumu ve dünyayı tanıma
  • Yeni değerler ve tutumlar geliştirme
  • Yaşamda anlamlar bulma, rol modelleri seçme
  • Stresle başa çıkma, duyguların ifadesi ve katarsis
  • Başkaları ile empati kurma ve olaylara “öteki”nin gözünden bakma
  • Kalıp yargıların yumuşatılması
  • Farklı ve yeni durumlara uyum sağlama, uyum güçlüklerini aşma

Psikolojik danışman bu amaçlardan birini ya da birkaçını birden esas alabilir ve bu amaçlara uygun kitap seçebilir.

B. Kitap Seçimi

Bibliyoterapi sürecinin başarıyla işlemesinde bir diğer ön koşul psikolojik danışmanın uygun kitap seçimi konusunda yeterli olmasıdır. Kitap seçiminde göz önünde bulundurulması gerekli bazı ölçütler söz konusudur:

  • Seçilen kitap bireyin/grubun gelişim düzeyine,
  • Okuma düzeyine,
  • İlgi düzeyine uygun olmalıdır. Düzeylerinin üstünde bir kitabı kavramaları ve yararlanmaları güç olacağı gibi; düzeylerin altında bir kitabın seçilmesi ise, bireylerin ilgilerinin kopmasına ya da kendilerini aşağılanmış hissetmelerine yol açabilir.
  • Kitabın niteliği ve edebi değeri dikkate alınmalıdır. Seçilen kitabın kapak düzeninden yazı puntosuna, sayfa düzeninden basım kalitesine dek incelenmesi kadar kuşkusuz yazarı ve edebi değeri de sorgulanmalıdır.
  • Kitap, amaca uygun olmalıdır. Bibliyoterapi’de ulaşılmak istenen hedefe göre kitap seçilmelidir.

Kuşkusuz ki seçilen kitaptaki kahraman ya da diğer figürler bireyin/ bireylerin özdeşim yapabileceği özellikler taşımalıdır. Olumsuzların, umutsuzlukların vurgulandığı bireyin kendisine ve topluma zarar verici davranışlarda bulunduğu kahramanların yer aldığı öyküler kullanılmamalıdır.

C. Uygulama

Bibliyoterapi süreci, gerçekte “bireyi doğru kitapla doğru zamanda buluşturmak” la başlar. Bir diğer deyişle birey, seçilen kitabı okumaya başladığında psikolojik danışma/ terapi süreci başlamış olur. Özellikle çocuklarda ve gençlerde bu teknik kullanıldığında uygulama süreci şu biçimde gerçekleştirilebilir:

  1. a. Danışman, çocuğa seçilen öyküyü/ masalı okur ve gerektiğinde belli aralarla onun duygularını ifade etmesine yönelik fırsatlar verir ( soru, yorum vb.)
  2. b. Birey / grup kitabı yalnız başlarına okuyup danışma oturumuna gelir ve öykü psikolojik danışma sürecinde ele alınır.
  3. c. Öykünün bir kısmı birlikte okunur kalan bölümünü birey / bireyler kendileri okumayı sürdürürler.

Hangi yöntemin uygulanacağına danışman, durumu inceleyerek karar verebilir. Okuma süreci başladığında bibliyoterapi süreci üç evreden geçerek tanımlanır (Pardeck & Pardeck, 1984; Öner, 1987; Eisenberg & Delaney, 1993).Bu evreler aşağıda açıklandığı şekilde gerçekleştirilir:

1. Evre: Özdeşleşme ve Yansıtma

Kitapla birey buluşturulurken, birinci evre, okuyucunun öyküdeki kahramanın sorununu tanıyarak, kendi yaşamakta olduğu sorunla benzer ve farklı yönlerini bulup, onunla özdeşim kurabilmesinin sağlanmasıdır. Bu noktada danışmanın rolü, öykü kahramanının kişilik özelliklerinin tanınması ve kişilik dinamiklerinin işleyişi ile ilgili yorumlar yapabilmesinde bireye yardımcı olacak açıklamalar sunmasıdır. Ayrıca bireyin öyküdeki iletişim ağını tanımasına ve ilişkileri yorumlayabilmesine yardımcı olmaktır. Okuyucunun öyküden çıkardığı anlamı, kendi yaşamakta olduğu soruna uygulayabilmesi ve sorununa ilişkin farklı bir görüş kazanabilmesi için danışman bireye yardım eder, ipuçları verir, yönlendirir. Özetle bibliyoterapinin birinci evresi “özdeşleşme ve yansıtma” işlevinin sağlandığı evredir. Bu evre başarıldığı zaman, yani okuyucu öykü kahramanı ile özdeşim kurabildiği ve kendi sorunuyla ilgili bir yansıtma yapabildiği zaman, danışman yavaş yavaş bireyin kendi duygularını ortaya koyması için onu cesaretlendirir ve arınma evresine hazırlanmasına yardımcı olur.

2. Evre: Arınma (Katarsis)

Okur (danışan) hazır olduğunda, duygular ortaya çıkarılmaya çalışılarak onu rahatsız eden, bastırılan yaşantılarının ifade edilmesi, duygusal boşalmayla birlikte arınma ( katarsis) ile belirli bir rahatlamanın yaşanmasına yardımcı olunur. Birey yaşadığı bu rahatlama duygularını, bazen sözel olarak ifade edebilir, bazen de kendi içinde yaşayabilir. Bu evre, bibliyoterapiyi normal okuma sürecinden farklı kılar. Hem öykü kahramanının, hem de kendi duygularını tanımaya başlayıp adlandırmasıyla, birey unuttuğu, bastırdığı, tanıyamadığı, bir anlam veremediği birçok duyguyu yakalamaya, yaşamaya ve anlamaya başlar.

Duyguların ortaya çıkarılması ve arınma evresinde, bireyin öykü kahramanının hangi kişilik özellikleriyle özdeşim kurduğu ve bununla ilgili duygularının neler olduğu da  ele alınmalıdır. Öykü kahramanının sorunu ve onun sorununa bakış açısı ile bireyin kendi sorununa yaklaşımını karşılaştırarak, bunlara eşlik eden duygular tanınmaya ve değerlendirilmeye çalışılmalıdır.

3. Evre: İçgörü ve bütünleşme

İlk iki evrenin ne kadar süreceği bireyin ve sorunun yapısına, danışma sürecinin dinamiklerine bağlı olarak değişir. Ancak, birey (danışan) sorunlarını kabul etme ve onlar üzerinde çalışıp nedenlerini anlamaya başladığında 3. evreye girilmiş olur. Bu evre, bibliyoterapinin son evresidir; bireyin kendi özelliklerine, yaşadıklarına, sorunlarına ilişkin bir içgörü kazanarak kendi içinde bir bütünlüğe ulaşabilmesi ile tamamlanır. Danışmanın yardımı ile içgörü kazanan birey, kendi yaratıcı gücünü kullanarak, öyküdekinden farklı, kendine uygun çözüm seçenekleri üretmeye başlar. Kendi iç güçlerini harekete geçirir, kendini algılayışı değişir, farkında olmadığı yönleri tanıyıp kabul etmesiyle bütünlük kazanır.

BİBLİYOTERAPİNİN İLKÖĞRETİMDE KULLANILMASI

Çocuk edebiyatından, ilköğretimde sınıf rehberlik etkinlikleri çerçevesinde; kişilerarası ilişkileri geliştirme, sağlık bilinci oluşturma; sınıf kurallarını benimseme, mesleki farkındalık kazanma gibi hedeflere yönelik olarak yararlanılabilir. Bu amaçla yapılan uygulamalara örnek olarak Teksas, Eğitim Ajansı tarafından Erken Çocukluk Gelişim Merkezinde İlköğretim öğrencilerine bibliyoterapi uygulamaları ( Jackson & Nelson 2002) yoluyla kişisel-sosyal gelişim alanında yeterlikler kazandırdıkları program, Borders ve Paisley (1992)’in 4 ve 5. sınıf öğrencileri ile yaptıkları deneysel çalışma ile öğrencilerin gelişim görevlerini başarmada çocuk edebiyatından yararlanmaları, bibliyoterapi ile problem çözme yeterliğinin kazandırılması (Forgan; 2002) gibi çalışmalar verilebilir. Ülkemizde de yine ilköğretim düzeyinde, Öner’in öyküler yoluyla Çatışma Çözme ve Arabuluculuk Eğitimleri (2003), Gültekin (2006) tarafından ilköğretim birinci sınıflarla yaptığı kendini tanıma ve farklılıkları kabul etmeye yönelik uygulamalar örnek olarak verilebilir. Rehberlik etkinlikleri kapsamında bu yöntemi kullanarak öğretmen ve danışmanlara yararlı olacak bazı yönergeler şöyle sıralanabilir ( Jackson & Nelson 2002):

1. Okudukları öykülerle ilgili yorumlar yaptırmaya çalışın, çocukları, içerik ve öykü kahramanlarıyla ilgili düşüncelerini açıklamaları için cesaretlendirin. “Okuduğunuz öyküyü gözlerinizi kapatıp şöyle bir düşündüğünüzde aklınıza öncelikle hangi sözcük ya da sözcükler geliyor?” gibi.

2. Çocuklardan, öyküdeki kahramanla özdeşim kurabildikleri kitapları seçmelerini isteyin.

3. Yansıtma yapmalarını sağlayacak sorular sorun, Örneğin, ‘Öykünün nesini sevdin?”,

“Eğer öyküdeki kahramanlardan biri gibi olabilseydin kimi seçerdin? Neden?”, “Daha sonra düşündüğünde bu öyküyle ilgili neleri hatırlayacaksın?”

4. Kendi yaşadıkları deneyimlerle öyküdekileri karşılaştırmalarına yardım edin.

5. “Hiç böyle hissettiğiniz olur mu?”, “Hiç böyle olmak istediğiniz olur mu?”, “Hikâyedeki karakter sen olsaydın ne yapardın? Böyle hissetseydin ne yapardın? “Kendini hiç bu kadar sinirli (üzgün, korkmuş, mutlu) hissettiğin oldu mu?”, “Sinirlendiğinde böyle yapabilmeyi ister miydin?” gibi sorular sorun.

6. Öyküdeki kahramanları grup/sınıfın gerçek yaşam deneyimleriyle ilişkilendirin. Öyküdeki kahramanlar arasındaki benzerlik ve farklılıkları sınıfın tartışmasını sağlayın. Öğrenciler ve öykü kahramanları arasındaki benzerlikleri tartışarak istenilen davranışların ne olduğunu buldurarak belirlemeler yapın. Böyle davrandıkları ve davranmadıkları durumları tartışın. Sergilenen davranışların olumlu ve olumsuz sonuçlarını listelemeye çalışın.

7. Öğrencilerinizin öyküdeki kahramanın duygularındaki, ilişkilerindeki ya da davranışlarındaki değişiklikleri tanımlamalarını, sağlayın.

8. Öğrencilerinizle sergilenen davranış ve yaşanan duyguların sonuçlarını tartışın. Öykü kahramanının kullandığı çözüm yollarından daha farklı sorun çözme yollarının neler olabileceğini tartışın.

9. Öğrencilerinizin öyküden etkilendikleri bazı sahneleri resimlemelerini isteyin. Öykü kahramanlarının rollerini üstlenerek, canlandırmalar yapmalarını isteyin.

10.Bu canlandırmalarda kuklalardan yararlanabilirsiniz.

11.Öyküye farklı sonlar yazma çalışmaları ya da öyküyü yeniden yapılandırma, kurgulama çalışmaları yapabilirsiniz.

SINIRLILIKLAR VE UYGULAYICILARA ÖNERİLER

Bibliyoterapi kullanılmaya karar verirken, yardıma gereksinimi olan kişinin buna hazır olup olmadığına dikkat edilmelidir. Danışma ilişkisinin daha çok yeni başladığı bir dönemde “ Bibliyoterapi Çalışmasını” başlatmak pek de uygun olmayabilir. Danışan, sorunlarını hızla dile getirip çözüme yöneliyorsa, “Bibliyoterapi Çalışmalarını” devreye sokmak anlamsız olabilir. Süreci yavaşlatabilir. Psikolojik Danışma ve Rehberlik çalışmalarında Bibliyoterapi, yardım yollarından yalnızca biridir, ancak gerekli olduğunda kullanılmalıdır.

Yardım gereksinimi olan kişilerin kişisel özellikleri de önemlidir. Okuma alışkanlığı olan, okuma yeteneği orta ve ortanın üzerindeki kişilerle Bibliyoterapi Çalışmaları daha yararlı olabilir. Okuma düzeyi çok düşük bireylerde, okuma becerisiyle uğraşma çabaları ön plana geçerek bireyin kendisine, sorunlarına odaklaşabilmesini engeller.

Diğer bir sınırlılık da, okuma süreci içerisinde, bireyin kendi sorununu düşünselleştirmesidir. Böylesi bir durumda birey düşünce boyutundan duygu boyutuna geçerek öykü kahramanıyla özdeşim kuramaz. Yalnızca sorununu yansıtır ve bundan öteye geçemez.  Bu da onun bir sorunu çözme sorumluluğunu yüklemekten kaçmasına yol açar. Daha çok da bu soruna küçük yaşlarda ya da bilişsel gelişimleri çok sınırlı olan bireylerde rastlanır.

Bibliyoterapi kullanımına gerçekten gerek olduğunda, bu yöntemin yarar sağlayacağına inanıldığında başvurulmalı, ön hazırlıklar yapılmalı ve süreç yürütülürken Bibliyoterapinin tüm aşamalarının gerçekleştirilmesine özen gösterilmelidir.

Bu sınırlılıkların dikkate alınmasının yanı sıra, bibliyoterapiyi kullanacak öğretmen ve psikolojik danışmanlara aşağıdaki öneriler yararlı olabilir ( Jackson & Nelson 2002):

1. Okumaktan hoşlanmayan ya da kitap zevkini bilmeyen çocuklara bibliyoterapiyle yardım edilemeyeceğinin farkında olunuz.

2. Her türlü sorunu olan çocukların sağaltımı açısından yararlı olabilecek kitaplar bulabilmek için kitapların yalnızca başlığını değil, konusunu anlayabilecek kadar ayrıntılı okuyunuz.

3. Çocukların iyileşmelerine yardımcı olabilecek uygun hikâyeleri seçme konusunda onlara güvenin ve okumak için zaman tanıyın.

4. Güvenilir bir başvuru kaynağı olun. Böylece zor zamanlarda öğretmen ve anababalar sizden çocuklar için kitap önerisi almaya gelebilsinler.

5. Çocuklar için farklı konularda birçok kitap bulundurun.

6. Kitapları okurken çocuklarla konuşun. Onların kitaplara olan hem kişisel hem de edebi tepkilerini birbirleriyle paylaşabilecekleri bir ortam yaratın.

7. Kendi okumadığınız bir kitabı asla başkasına önermeyin.

8. Bir bireye, yalnızca kitaplar yoluyla yaklaşamayacağınızın, onun sorunlarını öyküleri kullanarak anlayıp yardımcı olamayacağınızın bilincinde olun. Bibliyoterapi bireyi tanıma ve ona yardım yaklaşımlarından yalnızca birisidir.

9. Okuyucu için, zengin etkinliklerin, temaların ya da yoğun etkileşimlerin yer aldığı kitaplar seçilmeli. Bu kitaplar onların zihinlerinde birçok soru oluşturabilmelidir.

SONUÇ

Bibliyoterapinin kullanılması konusundaki çalışmalar, özellikle bu yöntemin çocuk ve gençlerle çok farklı amaçlara yönelik olarak uygulanabileceğini göstermektedir. Bireysel ve grupla psikolojik danışma uygulamalarında yararlanılması yanı sıra özellikle ilköğretimde kapsamlı Gelişimsel Rehberlik Programlarında, sınıf etkinliklerinde kullanılabilir.

Yöntem, kullanılması kolay gibi görünmesine karşın uygulayıcının bazı yeterliklere sahip olmasını gerektirmektedir. Özellikle psikolojik danışmanlar, temel psikolojik danışma sürecine yönelik teknik ve ilkeleri uygulamanın yanı sıra; bilişsel yaklaşım başta olmak üzere, fenomonolojik yaklaşım, Gestalt, Adler’in bireysel psikolojisi, Frankl’ın logoterapi, gibi farklı kuram ve yaklaşımlara ilişkin donanımları ile süreci daha anlamlı ve etkili hale getirebilirler.

Öğretmenlerin bu yöntemi, psikolojik danışmanın müşavirliğinde uygulaması önerilir. İlköğretimde öğretmen ve danışmanların, o dönemin gelişim özellikleri ve sorunlarına yönelik kitap listeleri oluşturması, bibliyoterapi uygulamaları açısından son derece yararlı olabilir.

Sonuç olarak bibliyoterapi süreci ile öykü işlevini tamamlamış ve bireyin kendi öyküsünü yeniden oluşturmasına katkıda bulunmuş olur.

………………..

Çocuklukta bizi uyutan, avutan, düşler âlemine yolculuğa götüren masallar şimdi içimizdeki çocuğa ulaşıp onunla iletişim kurmamızı sağlayabiliyorsa o masal kahramanı artık bizi uyandırıp kendimizle yüzleştiriyor ve düşler aleminden gerçeğe doğru yolculuğa çıkarıyor demektir.

Gökten üç elma değil, yüzlerce masal düştü. Siz kendi masalınızı yakalayın. Masallarınızı hiç yitirmeyin!

KAYNAKÇA

Bodert, J. (1980)” Bibliotherapy : The right book for the right person at the right and

more”. Top of the News, 36, 183–188

Borders, S. Ve P.O. Paiskey (1992) “Children’s literature as a resource for  classroom

Guidance” Elementary School Guidance & Counseling, 27(2), 131–139

Eisenberg, S. Ve D.J.Delaney (1993) Psikolojik Danışma Süreci (Çev. N.Ören ve M.Takkaç) İstanbul: M.E. Basımevi

Forgan, J-W. (2002) “Using Bibliotherapy to Teach Problem Solving. Interventıon ın school and Clinic, V01.38,No: 2, 75–82

Gladding, S. Ve C. Gladding (1991)TheABC’s of biblioterapy for school counselors’ School Counselor,Vol. 39, Issue 1.

Gültekin, Z.(2006) Kapsamlı Gelişimsel Rehberlik Programları Yüksek Lisans dersi uygulamaları ( Ders Sorumlulusu: B.Yeşilyaprak)

Jackson, S.A. & K.W. Nelson (2002)  “Use of Children’s Literature in a Comprehensine school Guidance Program for Young Children” Early Childhood Literacy: 2001 Yearbook

Pardeck, J.T. (1994) “ Using Literature to help adolescents cope with problems.” Adolescence, 29,421–427

Pardeck, J.A. ve Pardeck, J.T. (1985) “Bibliotherapy Using a Neo-Frendian Approach for children of Divorad Parents” The School Counselor, cilt 33, s.3: 313–317

Öner, U. (1987) “Bibliyoterapi “ A.Ü.E.B.F.Dergisi, cilt.20,s.1–2

Öner, U. (2003) “Çatışma Çözme ve Arabuluculuk Eğitimi” İlköğretimde Rehberlik ( 4.baskı) Ankara: Nobel Yayınları

Öner, U. ve Yeşilyaprak, B. (2006). Bibliyoterapi: Psikolojik Danışma ve Rehberlik Programlarında Çocuk Edebiyatından Yararlanma. II. Ulusal Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Sempozyumu Bildiriler Kitabı (Ankara Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Fakültesi), Yayın No: 203, Ankara, s: 559–565

Yeşilyaprak, B.( 2006) Eğitimde Rehberlik Hizmetleri-Gelişimsel Yaklaşım ( 13. baskı) Ankara: Nobel Yayınları

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner28

banner29